Aile ne demektir? Herkes bir araya geldiğinde aile olabilir mi?
Aile bazı yapı taşlarından oluşur. Anne, baba, çocuk hepsi birbirinden farklıdır. Bu durum, tıpkı bir yapbozun parçaları gibidir. Ayrıyken her biri kendi sınırlarıyla tek kalır. Birbiriyle alakasız parçalar gibi görünür. Bir araya gelince bütünleşir ve adı aile olan bir resmi oluştururlar.
Ailedeki tüm bireylerde olması gereken başlıca özellik farklıkları kabul etmektir. Farklılıkları kabul etmek herkese aynı şekilde davranılmaması gerektiğini gösterir. Bir çatı altında farklılıklara göre dengeyi bulmak gerekir. Haliyle bu konuda anne ve babaya önemli görevler düşer.
Anne ve babanın bu bütünlük içinde kurdukları bağ ebeveynliktir. Özellikleri farklıdır ama yürüdükleri yol ve ulaşmak istedikleri hedefler birdir. Bunlardan bazıları da ebeveyn olarak dengeyi yakalamak ve çocuğa güvenli bir yuva oluşturabilmektir. Dengeyi yakalayabilmek ve onu korumak çok da kolay değildir. O yolda insanı bekleyen çeşitli engeller vardır. Bazen çocuk çok istemesine rağmen ona hayır diyebilmek gerekir. Bazen de o istememesine rağmen yaptırabilmek. Böylelikle o çocuk yetişir, gelişir. Ebeveynlik, hangi evladın neye ihtiyacı varsa onu sağlayabilmektir. Bazen evetlerle bazen hayırlarla çocuğun dünyasında ihtiyacı olan kıvamı vermekle olur. İşte, bir insanı yetiştirmek budur.
Ebeveynlik, toprak ve tohum ilişkisine benzerdir.
Toprak, sayılamayacak kadar çok mineral ve vitamini bünyesinde tutar. İçinde pek çok canlı barındırır. Bu besinlerin canlılara dağılımı eşit değildir. Her canlı kendi ihtiyacı kadar besini topraktan alır. Toprak da ihtiyaç kadar miktarda ve çeşitte besin sunar. Ebeveynlerin bunu yapabilmeleri için önce birbirlerini tanımaları gerekir. Tanıdıklarında karşılıklı ihtiyaçlar fark edilebilir. Tıpkı zeytin bitkisinin yaşamak için çok az su ve minerale ihtiyaç duyması gibi. Portakal, mandalina, limon ise daha fazla suyla beslenir. Bu iki canlının biyolojik ihtiyaçları başkadır. Farklı ihtiyaçlar, farklı tedarik gerektirir. Toprak, bu ince çizgiyi ve dengeyi bitkilere verebilir.

Her çocuğun doğuştan getirdiği ve sonradan kazandığı özellikleri vardır. Toplamda bu özellikler çocuğun kişiliğini oluşturur. Kimi çocuk ödülle, kimi çocuk ceza ile teşvik edilir. Bazısı anlatarak kendini ifade eder bazısı susarak. Farklılıkları fark etmek ve bunu iyi yönetmek ebeveynliktir. İhtiyaçları tanımak ve doğru bir şekilde ihtiyaçları gidermektir. İhtiyacı olana ihtiyacı şekilde davranmaktır. İşte tam bu noktada ebeveynlik ve toprak birbiri ile örtüşür.
Bir ailede ebeveynin en büyük sorumluluğu, fark etmek, tanımaktır. Hangi çocuğun neye, ne kadar ihtiyacı var? Herkese ailenin sahip olduğu tüm kaynakları ve gücü gelişigüzel dağıtmak değildir. Önemli olan, her çocuğa dengeli yaklaşabilmektir. Denge sürekliliği getirir ve yolun sağlıklı ilerlemesini sağlar.


