Nedir bu insanın aslı? Hepsinin farklı farklı faslı.
Hepsi birer yapbozun eksik kalmış parçaları,
Tanıdıkça anlarım, anladıkça tanırım.
Her birinin ayrı yolu, ayrı doğrusu.
Bilmesem huyunu suyunu, ne olur bu işin sonu?
İstemezsin yanında farklı olanı,
Oysa içinde gizlidir bütün detayı.
Bende eksik onda var, onda eksik bende var.
İşte tam da burada işin tadı.
Anlayamadı çoğu,
Sadece benzeriyle mutlu olacağını sandı,
Onda olan bende var, bende olan onda var.
O yüzden kovaladığı hep benzeri oldu.
Problemi ise hep farklılıklarda buldu.
Oysa çözüm problem sandıklarındaydı,
Görecekti, eğer anlamaya çalışsaydı.
Öyle ya, hep benzeyenlerini doğru sandı,
Tanıyamadı kendini ve kendinden yana olanı.
Kaçtıkça kovalandı, kovaladıkça kaçtı…
Bir yere varamayınca anladı,
Çaresinin kaçmak olmadığını.
Tüm kaçmalar aslında gerçekten uzaklaşmaydı
Çözümü farklı olana yol almaktı.
Anne çocukla büyüdü, çocuk anneyle,
Öğretmen öğrenciye öğretti, öğrenci öğretmene…
Usta çırak ilişkisiydi aslında hepsi bir arada,
Bu az bilenle daha az bilenin öyküsüydü görene.
Baktığı aynada kendini gördü, gördüğü yansıma yabancıydı,
Eksik sandı kendini, bir başkasında gördü kalanı.
İnsan insana ayna oldu, gördüğü her eksiği tamamladı.
Kimi merhametti, kimi sabırdı.
Manolya toprağı hafif nemliydi, toprak onu ferahlattı.
Uzandı göğe tomurcuklar, açıldı yeni baharlar.
Ne ağaç topraksız, ne de toprak susuz…
Manolya toprakla tamamlandı, toprak manolyayla…
Bazen bir sonbaharda, bazen bir yazda zorluklarla karşılaştı.
Her koşulda ancak birbiriyle tamamlandı
Her zorlukta ağaç diri oldu, insanlar bir oldu
Tamamlandıkça dik durdu, diğerine şifa oldu.
Tamamlanır birbiri ile yerden göğe her varlık.
İnsanda ağaç misali, toprak misali, su misali…
Tam da ihtiyacı olandı karşısına çıkanların her biri.
Anlayamadıkça tüm bu olanları, eksik kaldı hep bir tarafı.
Farklı olandaydı eksik olan parçası,
Uzakta değil yanındaydı aradığı.
Bir kabul edebilseydi aradaki farkı,
İşte o zaman tamam olurdu yapbozun parçaları.
Birleştikçe eksik olan yapbozun parçaları,
Bir resme dönüştü önündeki tablo.
Şimdi anlamı oldu her bir parçanın;
Yaprak dalla, ağaç toprakla,
İnsan insanla tamam oldu.


