MÜZİK NOTALARINDAKİ İNSANLAR

Akşam ışığı salonun içine süzülürken, evde telaş vardı. Hatice mutfakta yemeği karıştırırken, Mehmet de masayı kuruyordu. Çocuklar ise ödevlerini bitirmeye çalışıyordu. Dışarıdan bakıldığında, sıradan bir aile akşamıydı. Aslında her şeyde görünmeyen düzen ve sessiz bir uyum vardı.

Ailenin en küçüğü olan Defne, susmak nedir bilmezdi. Ağabeyi Arda ise konuşmayı pek sevmezdi. Saatlerce yorulmadan oyunlar oynar, enerjisi bitmek bilmezdi. Hatice ise genelde kim üzgün kim yorgun anlardı.

Bir akşam Defne üzgün bir şekilde sordu:
 “Anne, ben neden Arda gibi değilim? O hiç yorulmuyor.”

Hatice gülümsedi, elini Defne’nin omzuna koydu;
 “Çünkü sen Arda değilsin ve bu bir eksiklik değil.”

Arda başını kaldırıp kardeşine tebessümle; ”Sende konuşmaktan yorulmuyorsun hızlıyım belki ama sen de ders çalışmadığın halde çalışkansın.”

Anneleri; “Bak, bu ev bir sistem gibi. Herkesin görevi, gücü, ritmi farklı. Hepsi bir araya gelince denge oluşuyor.”

Defne biraz düşündü. “Müzik gibi değil mi anne?” dedi.

“Gitar, piyona, keman hepsi farklı ses çıkartıyor bir araya gelince çok hoş bir ses ortaya çıkıyor.”

Defne sevdiği yerden örnek vermişti. Annesi gülümsedi. Arda hızlı ama aceleci bir tipti. Defne konuşmayı severdi. Bazen konuşurken yorulurdu. Hepsi farklıydı ama aynı sistemin içindeydi.

O akşam sofraya oturduklarında, sadece yemek paylaşılmıyordu. Herkes birbirinin farklılığını biraz daha anlamıştı.

İnsanın çalışma sistemi sadece biyolojik bir düzen değil, aynı zamanda estetik bir uyumdur. Kimi hızlı akar, kimi yavaş akar. Kimi detaycıdır, kimi ise bütüncül. Tıpkı saatin dişlileri gibidir. Bu farklılıklar bir araya geldiğinde ortaya eksik bir tablo çıkmaz. Aksine zengin, dengeli ve anlamlı bir bütünlük oluşturur.

Ve belki de en önemlisi;
“Ben neden onun gibi değilim?” sorusunun yerini
“Onun bu özelliği sistemde daha güzel” düşüncesi alır.

O evde artık kimse kendini başkasıyla ölçmüyordu çünkü herkes olduğu haliyle o sistemin vazgeçilmez bir parçasıydı.

Loading spinner

8 Responses

  1. Farklılıklardan bir araya gelen, bir uyum! Ancak bu farklılıkları bir eksiklik değil de bir bütünü tamamlayan parça olarak gördüğümüzde ancak dengeye gelebiliyoruz; aile, işte, sosyal çevremizde… Herkes aynı olsaydı ne sıkıcı olurdu eminim😅
    Tek sesli değil de çok sesli orkestra tercihim olur doğrusu😍

  2. İnsan farklılıkların güzellikler kattığını anlamaya başladığında hayatı çok daha keyifli ve kaliteli de yaşayabiliyor.

    1. Bir müziği keyifli ve sürekli kılan farklı notaların birbirleri ile uyumudur. Her zaman tek bir nota çalsa hiç kimse beğenmez. İnsanlarda da böyle. Bazen farklılıkları kabul etmemekte ne kadar ısrarcı oluyoruz. Aslında bu farklılıklar bir araya geldiğinde bir müzik oluyor, kulağa hoş geliyor. 🌷

  3. Orkestra gibi, ormandaki farklı ağaçlar gibi, kahvaltı sonrasındaki çeşitli peynirler gibi uzar gider bu benzerlikteki farklılıklar. Anlamak, öğrenmek, irdelemek, deneyimlemek gerek. Bu farklılıklar bizi nasıl zenginleştiriyor.

  4. Farklılıklar olmasaydı ne kadar sıkıcı olurdu. İnsanın geçmisteki kendisiyle bugünkü kendisi bile ayni değilken herkesin kendisi gibi olmasını beklemesi de ne kadar olağan bir şey ki 😇

  5. Farklılıklarımız bizim zenginlimizdir. Farklılıklar bir araya gelerek bir bütün oluşur. Tıpkı yapbozun parçaları gibi bir araya gelince o resim ortaya çıkar

  6. Farklılıklarımızın eksiklik değil de zenginlik olduğunu anladığımızda toparlanmaya başlıyoruz 🌿

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir