Her insan bu hayata farklı öykülerle gelir. Amaçlar ise ortaktır; Mutlu ve başarılı olmak… Bunun için de diğer insanlarla ilişki kurmak zorundadır. Bu ilişkilerin ilk adımı ailede başlar. Annesi, babası, kardeşleri, eşi ve çocuklarıyla… Aile, insanın yaşam yolculuğunda ilk öğrenme alanlarından biridir. Merak ettikçe öğrenir ve hayatında ilerleme sağlar.
Hayatı ile ilgili ilk kararları ailesiyle birlikte alır. Tabi her zaman herkes aynı fikirde olmayabilir. Aynı evin içinde yaşamak, aynı yönden bakmak değildir. Çünkü her insanın karakteri, alışkanlıkları ve hayata bakışı farklıdır. Her ev farklı melodiler çalan bir orkestra gibidir ve her enstrüman doğru çalındığında güzel bir ses çıkar.
Bazı insanlar kalabalığı sever, sürekli dışarı çıkmak, gezmek ve hareket halinde olmak ister. Bazıları ise yoğun bir günün ardından sadece evde kalmayı ve sessiz bir köşede nefes almayı tercih eder. Ev, bazıları için bir liman, bazıları için bir mola noktasıdır.
Aile içinde anlaşmazlıklar çoğu zaman burada başlar. İnsanlar, sevdiklerinin davranışlarını kendi bakış açılarıyla değerlendirmeye çalışırlar. Dışarı çıkmayı seven biri için evde oturmak sıkıcı gelebilir. Evde kalmayı seven biri için de sürekli plan yapmak yorucu bir yük gibidir. Bir taraf “Neden bizimle vakit geçirmek istemiyorsun?” diye söyleyebilir. Diğer taraf sadece biraz dinginliğe ihtiyaç duyuyordur olabilir.
Benzer durumlar günlük hayatın birçok alanında görülür. Bazı insanlar konuşarak rahatlar; gün içinde yaşadıklarını paylaşmak ister. Bazıları ise sessizliği tercih eder ve kafasını toplamak için zamana ihtiyaç duyar. Ancak bu farklılıklar anlaşılmadığında, insanlar birbirini yanlış yorumlamaya başlar. Bir taraf karşısındakini çok rahat bulabilir. Diğeri ise onun çok katı olduğunu düşünebilir.
Oysa insanların ihtiyaç duyduğu şeyler farklıdır. Bu durum, ailece yapılan ortak aktivitelerde uyum sağlamayı zorlaştırabilir. Çünkü herkes farklı şeylerden keyif alır.
Toplumun en küçük ama en güçlü yapıtaşı olan ailedir. Bu farklılıklar fark edilmez ve kabul edilmezse çatışmalar kaçınılmaz olur. Aile olmak, aynı karakterde insanlar olmak değildir. Aile, farklı renkleri bir arada tutabilmeyi öğrenmektir. Çünkü herkes hayatı farklı algılar, farklı aktarır. Dolayısıyla karar ve seçimleri de birbirinden farklıdır.

Bir ailede eşlerden biri sevgisini güzel sözlerle, şiirlerle aktarabilir. Diğer taraf bir dokunuşla, elini tutarak, sarılmayla ifade edebilir. İnsanlar yalnızca kendi doğrularını benimserse, başkalarını anlamaktan uzaklaşır zamanla.
Bu yüzden ailede en önemli şey, onları doğru okuyabilmek ve farklılıklarını kabul etmektir. Herkesin aynı şekilde düşünmesini beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Önemli olan, insanların neden farklı düşündüğünü anlamaya çalışmaktır.
Aile içinde herkesin aynı olması gerekmez. Önemli olan, farklılıklara rağmen birbirini yormadan yaşayabilmektir.



5 Responses
Bir bedende farklı işlevi olan organların organizmayı ayakta tutmak uzere birlikte uyum icerisinde çalışması gibi… Teşekkürler bu kıymetli bilgiler için 💐
Ailedeki farklılıklar güzel bir orkestranın enstrümanları gibi. Hepsi birbirinden alakası yok birarada uyum sağladıklarında harika bir senfoniye dönüşüyor
Kimisi sevgisini sarılarak, elini tutarak, kimisi de anlatarak ifade eder. Aynı olmayı beklemek, karşıdakinin aynı bizim gibi olmasını istemek bencillik ve yorucu bir durum. Diğer taraftan onu anladığında hayat çok güzel, çok kolay 🙂
Böylelikle de bulunan yerde dinamiklik oluyor demek ki 🙂
Farklılıklara rağmen birbirini yormadan yaşamak çok önemli. Hep bir tarafın istediği gibi kararlar alıp yaşamak diğer taraf için çok yorucu oluyor ve mutsuz bir ilişki haline dönüşebiliyor zamanla.