Doğa, kendi kendine işleyen kusursuz bir sisteme sahiptir. İçinde var olan her süreç faydaya dayalıdır. Yalnızca bununla da kalmaz. Faydalı olan her şey aynı zamanda güzel ve çeşitlidir. Balın birden fazla çeşidi olması gibi. İnsan için adeta bir şifa deposudur. Aynı zamanda tadı da güzeldir, keyif verir. Genel özellikleri bunlar olmasına rağmen hepsi birebir aynı değildir. Renkleri, kokuları ve tatları değişkenlik gösterir. Bazısı daha şekerli, bazısı acımsıdır; birisi kahverengi, birisi sarımsıdır.
Bir kuş, peçesinde taşıdığı çekirdek, yaprak, dal ve tohumlarla doğadaki tohumlanma sürecinde görev alır. Aynı zamanda tüylerindeki renk ve şekillerle de güzeldir. Ortak özellikleri kanatlarının olması ve genellikle ufak yapıda olmalarıdır. Benzerlikler olsa da tüm kuşlar birebir aynı değildir.

Aslında bakıldığında insan da böyledir. Herkesin taşıdığı ortak özellikler vardır; iki göz, iki kulak, iki kol ve tek burun gibi. Tabii, doğuştan getirilen farklılıklar veya kaza gibi durumlar olmadıkça. Ortak özellikler olmasına rağmen birebir benzerlik söz konusu değildir. Bazısı hesap kitap işlerinde iyiyken bir başkası bahçe işlerinde iyi olabilir. Herkesin fayda verdiği, güzelleştirdiği yer farklıdır. Yani doğada olduğu gibi çeşitlilik vardır.
Farklılıkları kabul etmek
Çeşitlilik beraberinde şu durumu da meydana getirir: Farklılıkları kabul etmek. Bunun en belirgin hissedildiği yerlerden biri ailedir. Aile, insanların ortak bir hedefte birleşince oluşturabildikleri bir kurumdur. Ortak paydada buluşabilmek elbette kolay değildir.
Sadece tek bir renk kullanarak bir tablo oluşmasının mümkün olmaması gibi. Tabloya her renkten, belli ölçülerde boyanın değmesi gerekir. Aile de bir tuvaldir. Herkes kendince rengini bulaştırmalıdır. Hepimiz birbirimizden farklı boyalara sahibiz. Bir renk diğerini bastırmamalıdır. Ancak bu şekilde ortaya bir tablo çıkabilir ve nihayetinde bir sergide yer edinebilir.
İnsan, farklılıkları engel ya da yanlış gibi algılamaya meyillidir. Kendisi gibi olmayanı yanlış olarak düşünebilir. Oysa bu, hayatın doğal bir parçasıdır. İnsanlar da yapraklar gibi, bal gibi, kuşlar gibi çeşitlidir. Aynı anne ve babadan dünyaya gelen iki çocuk bile farklılık gösterebilir. Bir anne için disiplin bir yaşam felsefesi iken kendi evladı için işler aynı olmayabilir. Ailede birisi için başkalarının fikirleri çok kıymetli olabilir. Bir diğeri ise başkalarının fikrini sormayı önemsemiyor olabilir.
Farklılıklar her zaman vardır. Önemli olan bu farklılıklara karşı olan uyum ve kıvamında ilişkidir. Kıvam olduğu müddetçe süreklilik ve akış sağlanır. Elbette birileri duygularını diğerlerinden daha yoğun yaşayabilir. Bir diğeri ise duygularını daha az belli edebilir. Önemli olan dengedir ve kendinden farklı olanı kabul edip, uyum sağladıkça güçlü bağ kurulur. Dengede olan ilişkilerde süreklilik olur ve sürekliliğin sağlandığı her ilişki uzun ömürlü olur.



3 Responses
Farklılıklar insanı özel kılan şeydir.
Farklılıklar aslında hayatın en doğal hali. Ama insan bazen kendinden farklı olanı yanlış gibi görebiliyor. Oysa doğaya baktığımızda her şey zaten çeşit çeşit. Aynı evde büyüyen kardeşlerin bile birbirinden bambaşka olması bunun en net örneği. Emeğinize sağlık, teşekkür ederiz. 🌿🌸
Ya herkes aynı olsaydı? Ne kadar sıkıcı olurdu hayat.. renkler iyi ki var :))