SOLMAYAN ÇİÇEK; AİLE

Aynı çatı altında yaşamak, birlikte büyümek ve yılları paylaşmak… Peki, tüm bunlar bir insanı gerçekten tanımak için yeterli midir?

‘’Yakınındaki veya çevremizdeki kişilerin, sevdiği yemekleri bilmek, hobilerini bilmek, kıyafet seçimleri ya da nasıl uyuduğu hakkında bilgi sahibi olmak’’ insanı tanımak anlamına gelir mi? Eğer öyle olsaydı, insanın en iyi tanıdığı kişiler ailesi olurdu. Oysa çoğu zaman en çok yanıldığımız, en çok kırıldığımız ve en çok yanlış anlaşılmaların olduğu yer yine ailemizdir.

Tanımak ve tanışmak aynı şeyler midir?

Tanıştığımız insanları tanıdığımızı mı zannediyor olabilir miyiz? Kimi anneler çocuklarının bir lidere ihtiyaç duyduğunu düşünür ve onları disiplinle yetiştirir. Kimi anneler ise bir arkadaşa ihtiyaçları olduğunu düşünerek daha esnek bir yaklaşım benimser. Kimi eşler her gün “Seni seviyorum” sözünü duymak ister; kimi bunu davranışlarda görmek, kimi ise sessizce sadece hissetmek ister.

Çocuklar da böyledir. Kimi çocuklar adeta askerî bir düzen içinde yaşar gibi planlı ve tertiplidir. Kimi çocuklar ise bulunduğu ortamı kısa sürede bir oyun alanına çevirir, dağınıklık içinde bile kendi düzenini kurar.

Tüm bu farklılıkları nasıl ayırt edebiliriz? Ve daha önemlisi, neden tanımak bu kadar önemlidir?

Aile, insanın dönüp dinlendiği, kendini güvende hissettiği yerdir. Ancak gerçekten dinlenebilmek için anlaşılmaya ihtiyaç vardır. Anlaşılmanın yolu ise tanımaktan geçer. Tanımadığımız bir insanı doğru anlamamız, doğru beklentiler geliştirmemiz ve sağlıklı iletişim kurmamız mümkün değildir.

İnsan anlaşılmak, anlamak isterken öteki yandan ailede tartışmalar da kaçınılmazdır. Önemli olan tartışmanın varlığı değil, nasıl yönetildiğidir.

Peki, neden insanların arasında tartışmalar olur?

Bunun sebeplerinden biri; insanların hassas olduğu tarafları bilmemesindendir. İnsanların birbirinden farklı oluşu da hassasiyetlerini etkiler.

O halde bir tartışma nasıl doğru yönetilir?

Bunun için farklılığı anlamak, diğer insanları tanımak, bu farklılıkları fark etmekle başlar. Tanıdıkça farklılıkların detayını gördükçe tartışmalar azalır.

Nasıl ki her çiçeğin ihtiyaç duyduğu toprak farklıysa, her insanın da ihtiyaç duyduğu “duygusal zemin” farklıdır. Kimi daha fazla ilgi ister, kimi daha fazla alan. Kimi sevildiğini sözlerle duymak ister, kimi davranışlarla görmek.

Uykusunda bile hareketli olan bir çocuktan saatlerce sakin bir şekilde ders çalışmasını beklemek doğru olmaz. Yemek yemesi bile yavaş olan bir çocuktan sürekli hızlı olmasını istemek onu geliştirmez, aksine zorlar.

Aile, insanın kök saldığı topraktır. Her toprak farklı mineraller ve besinler içerir. Her çiçek ise farklı bir bakıma ihtiyaç duyar. Önemli olan, elimizdeki toprağın ne sunduğunu ve karşımızdaki “çiçeğin” neye ihtiyaç duyduğunu anlayabilmektir.

Suyu sevmeyen bir çiçeğe sürekli su vermek, onu büyütmez; aksine soldurur. Üstelik bunu anlamak için çiçeğin defalarca solmasını beklemek gerekmez. Bir çiçekçiye sormak onun özelliklerini bilmek gerekir.

Aynı şey insanlar için de geçerlidir. Eşimizi, çocuklarımızı, kardeşlerimizi ya da anne babamızı tanımayınca onları incitmek iki taraf için de zararlıdır. Anlamak için dinlemek, gözlemlemek ve gerçekten ilgilenmek gerekir.  Çünkü her insan, doğru tanındığında solmayan bir çiçeğe dönüşür.

Tanımak, bir lüks değil; sağlıklı bir ailenin temelidir. Ailede “Kim Kimdir?” sorusunun cevabı, birlikte geçirilen yıllarda değil; o yılların ne kadar bilinçle, dikkatle ve anlayışla yaşandığında saklıdır.

Loading spinner

25 Responses

  1. İnsanı tanımak için önce farklılıklarını görmek ve kabul etmek gerekir ki iletişim kurulabilsin.
    Ve her insan iletişimde farklılıklarının görülüp buna göre adım atılmasını ister. Çünkü herkes anlaşılmak ister

  2. iyi ilişkiler kurabilmek, tartışmaların önüne geçemebilmek için gerçekten tanımak çok önemli

  3. Birlikte geçirdiğimiz yıllar birbirimizi değiştirmeye çalışarak değil birbirimize değer katarak geçebilir o yüzden kim kimdir semineri çok kıymetli tavsiye ederim 🌸🩷

  4. Tanıdıkça farklılıkların detayını gördükçe tartışmalar azalır. Tanımak, bir lüks değil; sağlıklı bir ailenin temelidir. Ailede “Kim Kimdir?” sorusunun cevabı, birlikte geçirilen yıllarda değil; o yılların ne kadar bilinçle, dikkatle ve anlayışla yaşandığında saklıdır.

    Çok güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık

  5. Her duyduğumuzu anlamadığımız gibi, ailemizdeki insanları da gerçekten tanımanın bir yolu varmış. Emeğinize sağlık..

  6. Her duyduğumuzu anlamadığımız gibi, ailemizdeki insanları da tanıdığımızı zannediyoruz.
    Emeğinize sağlık

    1. İnsanın, en yakınım dediği kişileri tanımadan geçirdiği yıllar ne kadar çok kaos yaşanmıştır…İnsan tanımadığını yönetemiyor gerçekten 💐

  7. Yıllardır tanıdığımız düşündüğümüz kişileri gerçekten tanımak için az bir çaba yeterliydi aslında… gerçekten canıgönülden dinlemek, gözlemlemek yeterdi… keşke bilse insan…

  8. İnsan anlaşılmadığını düşündüğünde sesini yükseltesi geliyor. Baktı olmadı, küsmeler, kırgınlıklar, anlaşmazlıklar geliyor. İyi ilişkiler için birbirimizi daha iyi anlamak ve kendimizi daha iyi anlatmaktan başka çaremiz yok 🙂

  9. İyi ilişkiler için birbirimizi daha iyi anlamak ve kendimizi daha iyi anlatmaktan başka çaremiz yok 🙂

  10. Doğduğumuzdan beri içinde bulunduğumuz en önemli ve özel müessese olan ailemizin tesadüfen ve gelişi güzel oluştuğunu mu düşüyorsunuz?
    Yoksa organizasyonda ciddi bir dizayn mı var?

  11. Bir ailedeki bireyleri gerçekten tanımadan sadece görünen kısmıyla değerlendirmek çoğu zaman eksik kalır. Çünkü her evin içinde görünmeyen emekler, sessiz mücadeleler, farklı karakterler ve birbirini ayakta tutan bağlar vardır. İnsan anlamaya çalıştıkça yargılamaktan uzaklaşır 🌸 bu yüzden insan tanıma önemli 👌

  12. Anlaşılmak insanı özgürleştiren başlıca olgu. Anlaşıldığını hissettiği yerde düşüncesini de ifadesini de özgür bırakır insan. Bunun için de insanı tanımak önemli! Okuyunca bunları düşündüm. Sağolun

  13. Suyu sevmeyen çiçek sulandığında solar…
    İnsanlara ihtiyacından fazla verdiğimiz her şey o kişileri bozar…

  14. Her topraktan aynı mahsül çıkmaz. Her insandan da atnı tepki çıkmaz. Elinize sağlık çok güzek yazı olmuş.

  15. Anlaşılmak ister her insan ama biz karşımızdakini ne kadar anlıyoruz? Ne kadar ihtiyacını gözetebiliyoruz. Belki de yapmamız gereken kendimizden çıkıp karşımızdakini tanımaya çalışmaktır

  16. İnsanlar birbirini tanımadığında çok basit bir sebepten dolayı tartışmalar olmakta ve kavgaya dönüşüp yıllarca küs kalıyorlar. Tanımak anlaşılmayı kolaylaştırır ve daha sağlıklı iletişim kurmamızı sağlar. Kaliteli bir iletişim de ilişkilerimizi daha kaliteli hale getirir.

  17. Tanımak belirsizlikleri ortadan kaldırmak, görünmez detayları görünür kılmak demek. Gerçekten tanıdığında hayat çok değişiyor

  18. İnsanı tanıyarak ne kadar çok problemin sebebini anlayabileceğini bilse problemin de çözebilir. Çok aydınlatıcı bir yazı olmuş emeklerinize sağlık 🌸

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir