Çoğu insanın hayalidir mutlu bir aile kurmak. Eskiden genç kızların çeyizleri küçük yaşta hazırlanmaya başlanırdı. O güzelim danteller, masa örtüleri, tel kırma sehpa örtüleri, el emeğiyle işlenmiş peçeteler ve daha neler neler. Erkek çocukları ise el yatkınlıklarına göre tamire, tadilata ya da bir zanaata yönlendirilirdi; yarın evlerini geçindirecek bir marifetleri olsun istenirdi.
Bu çabaların hepsi gelecekte tek bir amaca hizmet etmek içindi; mutlu bir yuva kurmak. Çünkü yuva insanın huzur ve güven bulduğu yerdir. Sıcak bir yuva insana ilaç gibi gelir. İnsan dışarıda yaşadığı yorgunluğunu evinde atmak ister. Kapıdan içeri girince hissedilen o huzur insanı rahatlatır. Evi kaplayan o güven duygusu insana iyi gelir. Sağlam yuvalar emek verilmeden kolayca kurulamaz. Emekle kurulan yuvalar da öyle kolay yıkılmaz.
Eskiler, emeğin kıymetini çok iyi bilirdi. Bir şeye emek veren insanlar daha hızlı olgunlaşırdı. Evine emek veren insan, hayatın zorlukları karşısında dimdik dururdu. İnsan, yeterince emek verdiği sorumluluklarını zamanla sevmeye başlardı. Sorumluluk alan insanlar çevresine karşı daha faydalı olurdu. Ailesine, akrabalarına ve mahallesine karşı daha duyarlı davranırdı. İnsan çevresine karşı fayda verdikçe insanlarla daha sağlıklı ilişkiler kurardı. İletişimle başlayan süreç sağlıklı ilişkilere dönüşürdü.
Anlayış ve Uyum
Aile, iletişimin başladığı ilk yerdir. Konuşmayı, dinlemeyi ve anlamayı ilk önce ailesinde öğrenir. Bu yüzden aile, sadece birlikte yaşadığın değil, birbirine hayat içinde yer verebildiğindir. Bunu güçlü tutan şey ise anlayış ve uyumdur. Ancak birbirine uyumlu insanlar hayatın içindeki sorunları daha kolay çözebilir. Bu yüzden aile, karakteri şekillendiren en önemli yerdir.
Günlük hayatın içinde bunu gözlemleriz. Sabah herkesin aceleyle hazırlandığı bir anda birisi gergin olabilir. Diğerinin bunu kişisel algılamayıp “Şu an zorlanıyor” diyebilmesidir anlayış. Bazen eve yorgun gelen birinin sessizliğine saygı duyup üstüne gitmemektir.

Küçük görünen bu davranışlar ilişkiyi zamanla daha güçlü hâle getirir. Bazen bir çocuk, annesinin yorgun olduğunu fark edip yardım eder. Bazen bir baba, çocuğunun sessizliğinin altında üzüntü olduğunu anlar. Hemen nasihat vermek yerine onun yanında sessizce oturur. Bunlar büyük fedakârlıklar gibi görünmeyebilir. Ancak aileyi ayakta tutan en güçlü bağlar çoğu zaman bu tarz ihtiyaç karşılayan davranışlarla kurulur.
Her zaman bu anlayış ve uyum sağlanamayabilir. Böyle durumlarda aile içinde sorun yaşanması kaçınılmaz olur. Çünkü herkes olaylara yalnızca kendi açısından bakmaya başlar. Bu da süreci sağlıklı şekilde yönetmeyi zorlaştırır. İnsanlar karşı tarafın ihtiyacını görmekte zorlanabilir. Kendi istek ve düşüncelerini ön planda tutmaya başlayabilir. Zamanla bu davranışlar aile bağlarının zayıflamasına neden olabilir.
Uyum, her zaman aynı fikirde olmak anlamına gelmez. Günlük hayatın içinde küçük anlaşmazlıklar yaşanabilir. Biri dışarı çıkmak isterken diğeri dinlenmek isteyebilir. Böyle anlarda önemli olan birbirini anlamaya çalışmaktır. Ortak bir noktada buluşabilmek, her iki kişinin de ihtiyacını anlayabilmek ise aile olmanın en önemli yanlarından biridir.
Çünkü aile, kusursuz insanların bir araya gelmesi değildir. Birbirinin ihtiyaçlarına uyumlanabilen, sorumluluk almış insanların kurduğu bir bağdır. Uyum varsa insanlar arasında mesafe oluşmaz ve aile, tıpkı kolay kolay yıkılmayan bir ağaç gibi her gün büyür.



5 Responses
“Çünkü aile, kusursuz insanların bir araya gelmesi değildir.” Aile olabilmek için kendimin de karşımdakinin de kusur gibi görünen davranışlarının sebebini anlamalıyım belki de.
Aile, içinde var olunan bir yapı ise; orada herkese düşen bir sorumluluk, bir pay var demektir! Uyum için de , kendi ihtiyacımın dışına çıkıp, karşındakinin ihtiyacının ne olduğunu görebilmek gerekir. İhtiyaç giderilen yerde insan bağ kurar ve devam etmek ister.
Öyleyse, ilk önce ailemdeki insanları ve ihtiyaçlarını iyi tanımam gerek!
Peki kim onlar?
Aile; insan yetiştirmenin ilk tohumlarının atıldığı yerdir. Aileyi aile yapan ise ortak hedefte çabalamak, herkesin kendine göre sorumluluk alıp o hedefe sahip çıkmasıdır.
Bunu yaparken de önemli olan herkesin farklı yetenekleri, davranışları , düşünceleri olduğunu bilere uyum göstermek.
Aileyi bir arada tutan şey uyum… bu uyumun sağlanaması için aile bireylerini gerçekten tanımak gereke
Aile, kusursuz insanların bir araya gelmesi değildir. Birbirinin ihtiyaçlarına uyumlanabilen, sorumluluk almış insanların kurduğu bir bağdır.