Güneş tüm ihtişamıyla masmavi gökyüzünde parıl parıl parlıyordu. Uzun zamandan sonra böyle bir güneş çıkmış ve kış ayının o ayazını bir nebze de olsa unutturmuştu. Ne de olsa Mart ayı gelmişti, yakında ağaçlar tomurcuklanıp çiçek açmaya başlayacaktı. İçini bir neşe kapladı Fatma Teyze’nin. 83 yaşına girmişti bu yaz ama hala sapasağlam ayaktaydı.
Küçük yaşlarından itibaren, hep çalışan birisi olmuştu. Köyde ev işleri, tarlada ekin ekme, harmanda buğday eleme, hayvanların bakımı derken hiç yerinde durmazdı. Evlenince de bu hali devam etmişti. Ev işlerinin yanında çiftlik işlerinde de eşine destekçi olmuştu. Çiftlikte çalışan bir ekip olmasına rağmen Fatma Teyze boş durmaz hiç değilse çalışanlara öğle ve akşam yemeği hazırlardı. Çocuklarını da böyle yetiştirmeye gayret etmişti. Çocuklar okuldan gelince doğruca ödev yapmaya giderler sonra da yemek yiyip hayvan bakımına giderlerdi.
Okula gitmeyi çok istemişti fakat olmamıştı, içinde ukde kalmıştı Fatma Teyze’nin. O yüzden okumak ve kendisini geliştirmek isteyen herkese destek olurdu. Hatta çiftlikte tüm personele hayvan bakımı ile ilgili uygulamalı bir eğitim aldırmıştı. Kardeşi, Ziraat Mühendisi olduğundan bu işi gönüllü olarak yapmıştı.
Fatma Teyze aynı zamanda çok tutumluydu. Eline geçen her kuruşun kıymetini çok iyi bilirdi. Gereksiz harcama yapmaz, her zaman birazını kenara koyardı. Biriktirdiği bu paralarla azar azar altın alıp saklardı. Nerden bilebilirdi o altınların ileride kendilerini kurtaracağını.
Dengedeki tedbirin katkısı…
Bir gece ülke hiç beklenmedik bir ekonomik krizle sarsılmıştı. Fatma Teyze ve eşinin yıllardır emek verdiği çiftlik bu krize dayanmakta zorlanıyordu. Borçlar hızla katlanırken, ellerindeki avuçlarındaki her şey birer birer eriyordu. Diğer pek çok çiftçi gibi onlar da iflasın eşiğine gelmişti. Fatma Teyze’nin tutumlu oluşu ve zamanında biriktirdiği o altınlar sayesinde borçların çoğu kapanmıştı. Böylelikle aile çiftliğinin tamamını kaybetmenin eşiğinden dönmüşlerdi.

Bir gün eşi ve oğluyla beraber tüm borçları kapatıp dönüyorlardı. Ceplerinde sadece birer kase çorba içecek paraları kalmıştı. Yol üstündeki bir lokantada o son paraya birer kase çorbalarını aldılar. O çorba küçük oğlu Mehmet’in hayatında içtiği en acı çorbaydı. Boğazından geçen her yudum adeta birer hayat dersiydi. Annesinin “varken biriktir” sözü zihninde yeniden can buldu. Tutumlu ve tedbirli olmanın önemini o an bir kez daha anladı. Bu acı çorba, onun gelecekteki en büyük pusulası oldu. Yokluğun soğuk yüzüyle o küçük masada tanışmıştı. Gelecek güzel günler için sabretmeyi o kasede öğrendi. Tabi en önemlisi varken alınan tedbirlerin yokken insanı nasıl kurtardığıdır.



17 Responses
Anlık yaşadığımızın farkındalığını oluşturan ders niteliğinde bir yazı olmuş. Yüreğinize sağlık, 💐
Vaktiyle alınan tedbir, tedbirsizliğin sonuçlarını ortadan kaldırır. Mehmet’in hayatı boyunca unutamayacağı bir yaşam dersi olmuş bu acı çorba. Ama güzel tarafı onu yaşayacağı bir sürü zorluktan alıkoymuş.
Bu acı çorba, onun gelecekteki en büyük pusulası oldu. Yokluğun soğuk yüzüyle o küçük masada tanışmıştı.
Çok güzel yazı olmuş emeğinize sağlık
Tedbir almak İnsanı karşılaşacağız olumsuzluklardan koruyor. Tedbir alırsak tedbir alacak duruma düşmez insan… 💕
Bazen bir söz, sadece bir söz olmaktan çıkar; bazı şeylerin dönüm noktası olur.
Kaleminize sağlık🌺
varken biriktir.. ne kıymetli
insan varken hep var olacak zannedebiliyor..
İnsan henüz olay yaşanmadan tedbir almalı ki vaka anında en azından hasarı önleyebilsin ya da hafifletebilsin.
Elinde olanın her an kıymeti bilinip tedbiri de elden bırakmamak gerekir. Çünkü hayatın ne göstereceği bilinmez…
Tedbir; tedbiri önler!👍❤️
Hayatımızda tedbir ne kadar da önemli sonradan olabilecek olayların çıkış anahtarı gibi
Kötü gün parası derlerdi eskiler. İnsanın her daim bir kenarda kötü gün parası olması olmalı ki o kötü günleri daha hafif atlatabilsin.
Hayatta her zaman hepimizin başına bu tip durumlar gelebilir ama tedbirli olmak zorlukları aşmamızda bir nebzede olsa fayda sağlar
Baskı gelmeden önce baskıya hazırlanmak.. Ne kadar önemli olduğunu olay anında anlıyorsun.
Bollukta verdiğin tepki kıtlığını nasıl geçireceğini dizayn ediyor, bugünümüz de ne kadar doğru tepki verirsek baskı da o derece dayanıklı kalabilir insan…
Tedbirli olmak hayat kurtarır☺️
Hep bir adım sonrasını düşünmek, bedelini öne çekmek ve tedbiri alıp tevekkül etmek. Ne kıymetli. Varlıktayken değerini bilmenin önemini bize hatırlatıyor..
Bazı acı deneyimler…
Öngörülü olmak ve küçüğü küçümsemeden hareket etmek ne kadar kıymetli.
Küçük hep büyüyor bu parada olsa acıda oldu dertte olsa..
Çok ders niteliğinde bir yazı olmuş
Ellerinize sağlık