EVLENDİRME DAİRESİ

Baharın yeni yüzünü göstermeye başladığı güneşli bir mart günüydü. Ali ile Esma el ele tutuşmuş sevinç içindeydiler. Heyecanla belediyeden kendilerine tarif edilen binayı arıyorlardı. Sokağı dönünce karşılarına çıkan tabelada “Evlendirme Dairesi” yazıyordu. O gün aile olmanın ilk resmi adımını atıyorlardı. Bu adım onları aile kurmaya götürecek yolun ilk adımıydı. Yanlarından evraklarını teslim etmiş bir çift el ele geçti. “Onlar da aynı yolun yolcusu” diye geçirdi içinden Esma. “Evlendirme Dairesi” herkesin aile olma yolculuğunun ilk adımıydı.

Peki Evlendirme Dairesi’ne başvurmak ile gerçekten aile olunuyor muydu? 

Yoksa sadece çiftlerin birlikte yaşayacağını onaylattığı bir yer miydi?

Evlenmiş olmanın aile olmak için yeterli olmadığını Esma zaman içinde öğrenecekti. Aynı evde bile birbirinden habersiz yaşanan hayatlara şahit olmuştu. Ailesiyle aynı sofrada buluşmalarını düşündü ve pek az sahne canlandı gözünde. Aynı şeye güldükleri zamanları hatırlarken zihninde belirenler çok silikti. Kavga, öfke ve yüksek ses ile ilgili anılar çok fazlaydı. Tam da bu nedenle şehir dışında üniversite tercih etmişti.

Ali ile üniversite için gittiği şehirde tanışmışlardı. Aynı fakültenin farklı bölümlerinde okuyorlardı. Daha ilk sohbetlerinde birbirlerinden hoşlanmışlardı. İlişki ilerledikçe fark etmişti; onda etkilendiği özellikler, kendisinde eksik olanlardı. O ne kadar yavaşsa, Ali bir o kadar hızlıydı, yeniliğe açıktı. Ali’nin her şeye olumlu taraftan bakabiliyordu. Bu durum Esma’ya kendini hep iyi hissettirirdi. Tabi zorlandığı şeyler de vardı. Kendisi düzenli ve kurallarla yaşamayı severken; Ali rahat ve esnek olmayı severdi. Gittikleri birçok yerde onu beklemek zorunda kalıyordu. Çünkü her yere geç kalıyordu Ali. Tedbirsizliği yüzünden olumsuz durumlarla karşı karşıya kalıyorlardı. Hayır diyemezdi Ali kimseye. Bu yüzden istemediği yerlere gitmek zorunda kalırdı. Sırf eğlence olsun diye anlık kararlar alabiliyordu.

Esma Ali’nin bu kendini rahatsız eden davranışlarını da düşünürdü. Bu durumla nasıl düzelteceğini bulamayan Esma; “Evlenince değişir” diye içinden geçirirdi.

· Peki gerçekten evlenmek insanların değişmesi için yeterli miydi? 

· Kim kime benzemeliydi? Ya da önce hangi özelliğinden vazgeçmeliydi

· Değişim olacaksa nereden başlanmalıydı?

İnsanın iyi yaptıkları olduğu gibi geliştirmesi gerekenler de vardır. Fakat söz konusu “çiftler” olduğunda işler biraz değişir. Çünkü insanlar bu değişimi önce karşı taraftan bekler. Bu beklentiyle yaşanan hayal kırıklıkları ve tartışmalar da aileyi yıpratır. Bazı ilişkilerin dinamiği bu sürtünmeyi normalleştirebilir. Bazı ilişkiler giderek artan şekilde yıpranır ve biter.

Dolayısıyla evli olmak aile olmayı ayakta tutmaya yetmeyebilir.

Çiftler, aralarında düşünce stili, algılama ve aktarma biçimi, karar ve hareket motivasyonlarında farklılıklar varken evlenebilirler. İlişkinin başlangıcında çekici gelen bu farklılıkları yönetemediklerinde problem olur. Çiftler arasında bir süre sonra huzursuzluklar başlar.

Peki bu kadar farklılıklara rağmen nasıl iyi bir aile olunur?

Evlendirme dairesinin verdiği yetki aile olmak için yetmiyordu. Amaç karşındakini değiştirmek değildir. Beraber mutlu olabilecekleri insanlara dönüşmek olmalıdır. Aynı hedefi belirlemiş ve aynı yolda yürümeye niyet etmiş çiftler olabilmek gerekir. İnsan önce kendini sonra da evleneceği insanı iyi tanımalı…

Loading spinner

19 Responses

  1. İnsan hep ilişki kurduğu insanlarda var olan özelliklerini değiştirmek ile uğraşıyor. Halbuki mesele değiştirmeye çalışmak değil o farklılıktan kendisine ne alabileceğini görmektir.

  2. Evlenmek aile olmak için bir başlangıç,bir adım.Aile olmak için ortak bir amaç olmalı.Yoksa ev arkadaşı olmaktan öteye. gitmiyor ilişki.Yüreginize sağlık 💐

  3. Mutluluğu varlığı yokluğu acıyı beraber paylaşmanın yeridir aile. Aile bir olabildiğimizde bizleri dış dünyanın zorluklarına karsı korur, güç ve destek verir. Hatta bize çok iyi bil yol göstericidir, eğer değerini anlayabilirsek:))

  4. İnsanın hayatında aldığı önemli kararlardan biri de aile olmaktır. Eş olabilmek sadece bir arada yaşamayı seçmek değil ; seni geliştiren yetiştiren kişiyle de hayatı paylaşmaktır. Bu yüzden insanın hayatında değişimlerin başladığı da önemli bir adımdır.

  5. Bir toplumun gelişmesinde en iyi değerlerden biri aile olmaktır. Ailenin yeniden tanımını yaptığınız için teşekkürler.

    1. Farklı evlerde farklı roller… Bir evde o evin kızı ve ya oğlu iken, farklı farklı ortamlarda yetişmişken, evlendiğinde aile olabilmek, farklılıklara rağmen birleşen olabilmek…
      En mutlu günümüzde bunu başaranlara 😇

  6. Aynı hedefi belirlemiş ve aynı yolda yürümeye niyet etmiş çiftler olabilmek temennisiyle… Aklı kaleminize sağlık

  7. İnsan kendinde olmayanı katmaya çalıştığında, karşı tarafın farklılığına odaklandığında aile olabilir☺️

  8. Marifet evlenmek değil ,evliliği sürdürebilmek. Ev de 4 duvar içinde yaşamak değil orayı yuva yapabilmek.

  9. Peki bu dönüşüm nasıl olmalı? 🤔

    Yazanın eline sağlıklı olsun, düşündüren faydalı içerik olmuş🌻

  10. evlilikte yapılan en büyük hatalardan birisi ‘nasıl olsa evlenince değişir.’ inancı. Güzel bir yazı.

  11. Aile olmak için evlenmeyi yeterli görmüşüz. Oysa önce kendini tanımak sonra karşıyı bilmek gerekiyormuş. Aynı hedefleri edinip ortak bir yolda yürümek ve mutlu olmak temelini oluşturuyormuş. Çok faydalı bir içerik olmuş.

  12. Aile olabilmek ve aile kalabilmek..
    Eşimiz çocuğumuz ve karşımıza çıkan insanlar aslında hep bizi tamamlamak için hayatımızdalar.
    Bunu bilip eksiklerimizi tamamlayabilirsek evlilikte de gerçek aile ortaya çıkıyor.

    Bunun yolu da kendini iyi tanımaktan geçiyor.

  13. Farklılıkları kabul edip, birbirlerinin eksiklerini tamamlamak evliliği huzurlu ve kalıcı kılar

  14. Anlam gidince geriye sadece isimler kaldı…
    Kurban bayramının anlamı gitti, et bayramı oldu… Ramazan bayramının anlamı gitti, şeker bayramı oldu… Aile olmanın anlamı gitti… Ebeveyn olmanın anlamı gitti… geriye sadece aynı evi paylaşmak kaldı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir