Leyla heyecandan uyuyamıyor, yatağında dönüp duruyordu. Bir an önce sabah olsun istiyordu. Bayram için babasının aldığı elbiseyi giymek için sabırsızlanıyordu. Yeni ayakkabılarını temizlemiş, başucuna koymuştu. Bir çocuk için bayram yeni kıyafetler, şekerler, bol bol harçlık toplamak demekti. Annesi ise mutfakta baklavanın şerbetini hazırlıyor, babası harçlıkları zarfların içine koyuyordu. Abisi biten kolonya şişesini dolduruyordu. Ailesi eski bayramları çocuklarına yaşatmak için hazırlık yapıyordu. Birazdan ev yavaş yavaş sessizleşecek, herkes dinlenmek için odasına çekilecekti. Sabah erkenden başlayacak bu özel gün için enerji gerekiyordu.
Bayram sabahlarının kendine has bir sesi ve kokusu vardır. Hazırlığın sesleri ve tatlı telaşı evi sarar. Bayram sabahı yılın en kalabalık kahvaltı sofrası kurulur. Hep beraber sofraya oturulur. Kapıdan içeri giren misafirlerle birlikte sevinç daha da yükselir. “İyi bayramlar” sözü yürekleri ısıtır. Kucaklaşmalar, sohbetler, içilen kahveler güzel anılar bırakır.
Bu sohbetlerin ana konusu ise çoğu zaman aynıdır:
“Nerede o eski bayramlar?”
Eski bayramların tadını bilenler onu özler. Ancak çok az kişi onları yeniden yaşatmak için çaba gösterir.
Peki, Bayramı bayram yapan şey tam olarak neydi?
Akraba ziyaretleri, hoş sohbetler, kalabalık kahvaltı sofraları, yoksa öncesinde tutulan oruçlar mıydı? Bu bir kutlamaydı esasında ve bu kutlama insanın sevdikleriyle keyifli olurdu. Bu sebepten bayramın özünde akraba, komşu, dost ziyaretleri yatardı.
Bayram aynı zamanda farklı insanların aynı sofrada buluştuğu zamandı. Her evden, her yaştan, her karakterden insan bir araya gelir. Kimi çok konuşur, kimi sessizce dinler. Kimi geçmişten hatıralar anlatır, kimi gelecek hayallerinden söz ederdi.
Büyüklerin hikâyelerine saygıyla kulak verilir, küçüklerin heyecanla anlattığı okul maceraları tebessümle dinlenirdi.
Bayram sofrasında çeşitli yemekler gibi o sofrada oturanlarında farklılığı ile tatlanırdı masalar. Coşkulu konuşan enişte, ona sürekli muhalefet olan dayı, bayram sabahı çocuklara bol bol harçlık veren dede, bu kadar çok para verilir mi küçücük çocuğa diyen nene. Daha kapıdan girerken “seni vefasız seni, ancak bayramdan bayrama görüyoruz yüzünü” diyen hala. Bunun gibi daha nice sahneler canlanır insanın gözünde. Farklı hikâyeler, farklı bakışlar ve farklı hayatlar aynı çayın buharında buluşurdu.
Aynı rengârenk kâğıtlara sarılı çeşit çeşit bayram şekerleri gibidir insanın farklı kişilikte olması. Çünkü hayat öyle olunca güzelleşir. İnsan kendisinden farklı olanları dinleyebildiğinde, onları anlamaya çalıştığında hayattan keyif alır. Belki de “eski bayramlar” dediğimiz şey tam olarak buydu.
Birbirine benzeyen insanların değil, birbirini anlamaya çalışan insanların bayramı.
Bir arada olabilmenin sırrı burada gizlidir. Kendinde olmayan iyi davranışın başkasında olmasını kabullenip ondaki iyi davranışları kendi hayatına geçirmek değil mi güzel olan.
Farklılıklarımız olsa da biz böyle çok güzeliz diyerek bayramı yaşamak.
Kapının daha sık çalındığı, sofranın biraz daha kalabalık olduğu, kalplerin ise biraz daha geniş olduğu bayramlar. Karşıdaki kişinin farklı olmasını kabullenince tüm mesele çözülür. Aslında o davranışın sebebinin sadece farklı olmasından kaynaklandığını bilmek insana konfor sağlar. Hayat sürdürülebilir olur ve bir arada keyifle zaman geçirilir.



17 Responses
Faklılıklarımız bir bayram kahvaltısı gibi güzelliklerle dolu olduğunu anladığımızda hayatımızda bayram oluyor.
Bayramların özel olması kavuşturan olmasıyla da ilişkili o zaman. İnsan çekirdek ailesinden, kendisinden çıkıp geniş aile, sonra uzak akrabalar, komşular hatta mahallesini sonrasında bulunduğu toplumu kabullendiğinde,onlarla kaynaştığında anlayış, güven ve lezzet alır paylaşımlarında. Biz olabilir. Bayramlar da bunun için en büyük fırsat. 🙂
Güzelleştiren insanlar ile birlikte…
İnsan farklılıkları kabul edip ilişkilerini toparladığında her günü bayram oluyor aslında 😊❤️
Bir kahvaltı masasını zengin kılan nasıl çeşitlilik ise o masadaki ortamıda zenginleştiren, her bir insanın farklı özelliklere sahip olması. Mesele bunun zenginlik olduğunu anlayabilmekte☺️
Çok içten samimi bir anlatım olmuş… Eski bayramlardaki o duyguları tekrar yaşamak yaşatabilmek için çabalamalıyız.
“Birbirine benzeyen insanların değil, birbirini anlamaya çalışan insanların bayramı”
Anlayamadığımız için değil de anlamaya çalışmadığımız için birleşmekte zorlandığımız günlerdeyiz
Bayram şekeri gibi rengarenk farklı farklı insanların bir araya geldiği ortak kutlamalar bayramlar. Farklılıklar insanın şifası. O farklılıkların nedenlerini anlayıp ona göre bir ilişki kuruduğunda ilişki kazalarına karşı da sigorta yapmış oluyor. Yöntem mi var. İnsanı tanımak, anlamak, kime nasıl davranacağını bilmek….
İnsan hep der, nerede o eski bayramlar. O bayramları yaşatmak isteyen insan, özlemini çektiği gibi davaranirsa, işte burada o eski bayramlar. Kaleminize sağlık
İnsan kendini geliştirdikçe bayram gibi şen olmaya başlıyor aslında, çok hoş! Teşekkürler
İnsan kendisinden farklı olanları dinleyebildiğinde, onları anlamaya çalıştığında hayattan keyif alır. Belki de “eski bayramlar” dediğimiz şey tam olarak buydu.
Çok güzel yazı olmuş emeğinize sağlık 💐
O zaman çok özlediğimiz o eski bayramları geri getirmek mümkün ! ❤️
Yazı için teşekkür ederiz, kaleminize sağlık.. 🌼
Aynı rengârenk kâğıtlara sarılı çeşit çeşit bayram şekerleri gibidir insanda, herkes farklı tat da, görüntü de, hissiyatta…
Kabul edince farklılığı nasılda güzelleşiyor insanda…
Evet nerede o eski bayramlar… Belki de nerede o eski günler… Eskiden neden daha keyifliydi her şey 🙂 işin gücün eziyeti bile keyif verirdi… Toplumsal hareket, bireysel hareket farklılıklarından olabilir mi? Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Herkesin”nerde o eski günler” dediği kimsenin bir şey yapmadığı durumlarda sözler havada kalıyor. İstekler beklentiler tek taraftan olunca bir süre sonra o taraf da bitiyor. Kalk desen olmuyor dur desen olmuyor hiç bir çaba göstermeden olsun deniyor. O zaman farklılıklar zenginlik değil eziyet oluyor
Bayramı Bayram yapan; farklı kişiliklerin bir araya gelip; ortak paylaşımda bulunabilmesidir desek yanlış olmaz gibi😉
Bayram yaklaşırken çok iyi geldi 🥰