“Giyinmek istemiyorum!” diye ortalığı yıktı küçük kız. “Bu elbiselerin hiçbirisi tam olmuyor. Ya sıkıyorlar ya da çok bol! Rahat değilim bunların içinde.”
Annesi yeniden ikna etmeye çalıştı. Bunun üzerine daha net ve sert bir ses yükseldi:
“Giyinmek istemiyorum!” diye ortalığı yıktı küçük kız.
“Bu elbiselerin hiçbirisi tam olmuyor. Ya sıkıyorlar ya da çok bol! Rahat değilim bunların içinde.”
Annesi yeniden ikna etmeye çalıştı. Bunun üzerine daha net ve sert bir ses yükseldi:
“Giyinmeyeceğim!”
Küçük kız kendini odadan dışarı attı. Koridordan hâlâ sesi geliyordu:
“Hem neden elbise giymek zorundayım ki?”
Anne, elinde çeşit çeşit kıyafetlerle olduğu yerde kaldı. Az önce küçük gelen buydu. Ondan önce denedikleri ise fazlasıyla bol olmuştu. Demek mesele sadece elbise değildi. Küçük kız aslında ne sıkan bir elbise istiyordu. Ne de üzerinde durmayan bir elbise. Ne onu terletecek kadar sıcak tutsun istiyordu. Ne de üşütecek kadar ince olsun.

O, sadece kıvamında olanı istiyordu.
İçinde kendi gibi olabildiği, hareket edebildiği bir elbise. Anne elindeki elbiseye bakarken bir gerçeği fark etti:
İnsan, sadece elbisede değil, hayatın her alanında denge arıyordu.
Ne çok sıkıştığı yerde gelişebilirdi. Ne de tutunamadığı yerde güçlenebilirdi. Doğada da her şey böyle değil miydi? Toprak içindeki tohumu korur ama büyümesini engellemez. Kabuk içindekini saklar ama gelişmesine izin verir. Hiçbiri bastırmak için değil, güçlendirmek için vardı. İnsan için de bu ihtiyaç değişmez.
Bir çocuğun ilk örtüsü ailesidir.
Çocuk, dünyaya savunmasız gelir. Dış dünyanın sertliği ile çocuk arasına aile girer. Onu korur, güçlendirir ve hayata hazırlar. Zamanla çocuk büyür, güçlenir, kendi yolunda yürümeye başlar.
Ama o güven duygusunun temeli, aile içinde atılır.
Benzer şekilde eşler de birbirinin örtüsüdür.
Biri zorlandığında diğeri destek olur. Biri yorulduğunda diğeri güç verir. Biri dağıldığında diğeri toparlar. Çünkü hayat tek başına taşınacak kadar hafif değildir.
Bu yüzden aile, iyi bir elbiseye benzer.
İyi bir elbise ne çok sıkar ne de üstünden düşer…
İnsanı korur ama hareket etmesine de izin verir.
Güven verir ama aynı zamanda özgürlük alanı da bırakır. Aile de böyledir, kıvam ister. Ne fazla baskı insanı geliştirir,
Ne de sınırsızlık insanı güçlendirir.
İnsan denge içinde gelişir… Tıpkı üzerine tam oturan bir elbise gibi… Ne fazla olmalı ne eksik. Farklılıklar da bu dengeyi mümkün kılar. Çok hızlı olan biri bazen durmayı öğrenir.
Çok temkinli olan biri bazen adım atmayı öğrenir. Çok kuralcı olan esnemeyi öğrenir.
Çok esnek olan sınır koymayı öğrenir. Hayat ne sadece gazla gider ne de sadece frenle.
İlerlemek zıtlıkların dengesinde mümkündür.
Farklılıklar çatışmak için değil, tamamlamak için vardır. Aile insanın kendisi olabildiği en güvenli alandır. Eksikliklerin fark edildiği, aşırılıkların yumuşatıldığı okul gibidir.
Kusurların yargılanmadan kabul edildiği yerdir. Çünkü insanı güçlendiren şey kusursuzluk değildir.
İnsanı güçlendiren şey, güvende hissetmektir. Anlaşıldığını bilmektir.
Olduğu hâliyle kabul edildiğini hissetmektir. İyi elbise gibi iyi bir aile de insanı hayata hazırlar. Aynı zamanda onun kendisi olmasına izin verir.
Ne daraltır ne de sahipsiz bırakır. Ortak bir yönde eşlik eder. Ve belki de aile dediğimiz şey tam olarak budur:
İnsanı koruyan, güçlendiren, onu hayata hazırlayandır
En önemlisi kendi hâliyle var eden güvenli bir örtüdür.



19 Responses
Aile diyoruz ama birbirinden çok farklı insanların birbirleriyle nasıl bir arada yaşayabileceklerine ve aslında insanın hayatın içinde farklılıkları nasıl yöneteceğine şahit oluyoruz.
Ne güzel bir benzetme olmuş. Üzerinde uzun uzun düşündürücü bir yazı. İnsana iyi gelen denge ama o dengeyi oluşturan da kendisi. O halde önce insan kendi dengeye gelerek başlamalı.
Kaleminize sağlık 🌹
Güncel hayatımızda en çok birlikte olduğumuz topluluklardan biridir aile. İçinde daha çok varolduğumuz için sorunlarda daha sık olabiliyor. Ailenin bir denge merkezi gibi ortak sorumluluk , bedelle bir olduğunda sarsılmaz olduğunu da öğrenmiş olduk.
Aile çok korunaklı bir örtü gibidir, her şey dengede iyidir. Dengeli ailelerde çocuklara gelişmek için doğru imkan da sağlanmış olur. Ne de güzel bir yazı:))
Kaleminize sağlık. Bir solukta ve insan icsellestirerek okumaya dalıyor.
Ne guzel bir metafor… insan en korumasiz aninda, yani uyurken ustunu ortmek ister, disari cikarken ya da guneste, ayazda… ortu ne iyi bir korumadir, aile de oyle…
Bunaltmayan ama koruyan bir elbiseye herkesin ihtiyaci var bu hayatta…
Giriste cocugun inadi ve kabaligi gergin bir baslangic olsa da yazinin devami ne hoş akti gitti, elinize emeginize saglik…
Kıvamında olan her şey insanın hayatını kolaylaştırıyor. Kıvam konusu ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Tebrik ediyorum kaleminize sağlık
“Farklılıklar çatışmak için değil, tamamlamak için vardır.” =>Aile tam da böyle bir şeydir💗
Ne güzel bir benzetme olmuş…
Çok sade ama bir o kadar da derin. Elbiseden aileye geçişte yüzümde bir tebessüm oluştu; çünkü beni bambaşka düşüncelere götürdü.
Evet, aile gerçekten de iyi bir elbiseye benzer.
Ama her aile böyle midir? Çünkü aile dediğimiz yapı, çok farklı kişiliklerin bir araya geldiği bir bütündür. Ve bu kadar farklılığın içinde “dengeyi” kurmak her zaman o kadar da kolay olmayabiliyor.
Tam da burada önemli bir soruya geliyoruz:
Biz gerçekten ailemizi ne kadar tanıyoruz?
Eğer birbirimizi yeterince tanımıyorsak, o dengeyi kurmak mümkün olabilir mi?
Belki de iyi bir aile olmanın ilk adımı, birbirini gerçekten tanımaktan geçiyordur.
Sizce bir ailede denge kurmanın başlangıç noktası gerçekten “tanımak” olabilir?
Aileyi tanımak ailedeki bağı kuvvetlendirir💕
Ne kadar iyi tanırsak o kadar iyi ihtiyaç giderir miyiz peki?
İnsanların farklılığı, elbiselerin farklılığına benzer 🥰
Ne anlamlı bir yazı olmuş.
İnsanı düşümçnmeye, kıyaslamaya yönlendiriyor. Hayatımızın diğer alanlarında dengenin olması için insanın önce kendinin dengesçde olması gerekir.
Ne anlamlı bir yazı olmuş.
İnsanı düşünmeye, kıyaslamaya yönlendiriyor. Hayatımızın diğer alanlarında dengenin olması için insanın önce kendinin dengede olması gerekir. Dengenin olmadığı bir yerde mutluluk ve başarı olmuyor.
Düşündürücü bir yazı olmuş. Emeklerinize sağlık.
İnsanı düşünmeye, kıyaslamaya yönlendiriyor. Hayatımızın diğer alanlarında dengenin olması için insanın önce kendinin dengede olması gerekir. Dengenin olmadığı bir yerde mutluluk ve başarı olmuyor.
dengede olmak, eksikliklerimizi tamamlamak etrafımızdaki bizden farklı insanlar bu yüzden var.
Aile olmanın tam da tarifi olmuş. Ne dar ne bol gelecek. Aşırılıkların törpülendiği, azın çoğaltıldığı birliktelikler…
hayatın her alanında denge arıyor insan ne kadar da doğru
Harika bir anlatım 👏 Kaleminize yüreğinize sağlık 💐
Her şey dönüp dolaşıp denge de olmanın hafifliğine varıyor 😌
Ne güzel bir anlatım, hafifledik 😇