
UZAY GEMİSİ NE ANLATIR?
Günlerden bir pazar sabahıydı. Evin içine gün ışığı yavaş yavaş süzülüyordu. Mutfaktan gelen mis gibi kokulara, salondan yükselen kahkaha sesleri eşlik ediyordu. Anne, kahvesini eline almıştı. Zihninde haftaya yapacaklarını sıralıyordu, plan yapmayı severdi. Her şeyi önceden düşünmek ona güven verirdi. Kontrol edebildiği ölçüde huzurlu hissederdi.
Salonda ise bambaşka bir sabah vardı. Baba çocuklarla yere uzanmış, battaniyeden çadır yapıyordu. Kahkahalar yükseliyor, oyun büyüyordu. Anne uzaktan izledi ve gülümsedi. Sonrasında zihninden bir soru geçti:
“Nasıl bu kadar rahat olabiliyor?”
Baba da annenin notlar aldığını gördüğünde benzer şeyler düşünmüştü.
“Nasıl her şeyi bu kadar detaylı düşünebiliyor?”
Aynı evin içinde, aynı hayatı paylaşan iki insan. Oysa hayata baktıkları yerler farklıydı. Bu farklılık, çocuklarda da kendini gösteriyordu. Oğulları hayal kurmayı çok severdi. Karton kutulardan uzay gemisi yapar, içine hikâyeler sığdırırdı.
Kızları ise her daim düzenliydi. Oyuncaklarını dizer, yaptığı her işin düzgün olmasına dikkat ederdi.
Biri hayal ederek öğreniyordu. Diğeri düzen kurarak öğrenirdi. Bir gün ödev saati geldiğinde, bu fark yine ortaya çıktı. Oğulları defterin kenarına çizimler yapıyor, hayal kuruyordu. Anne odaya girip kuralları anlattı:
“Ödevini tamamla. Resimleri sonra yapabilirsin.”
Baba ise sessizce yanına oturdu.
“Bu ne?” diye sordu.
“Uzay gemisi.”
“Hikâyesi ne?”
Çocuğun gözleri parladı. Anlatmaya başladı. Anne o an durdu, düşündü.
Aynı çocuğa bakan iki farklı yaklaşım vardı. Biri doğruyu öğretmeye odaklanmıştı. Diğeri onun hayalini görüyordu. İkisi de yanlış değildi. Sadece baktıkları yer farklıydı.

Zamanla şunu fark ettiler:
Çocuk, sadece kuralla büyümez ama sadece esneklikle de gelişmez. Çocuk, bu ikisinin dengesi içinde kendisi olur. Sınırlar insana rota belirler.
Bir akşam Eren, yaptığı uzay gemisini getirdi. Bu sefer diğerlerinden farklıydı. Daha özenli olmaya başlıyordu. Cetvelle çizilmiş düzenli pencereleri vardı. Ama içinde hâlâ hayal vardı. Çünkü artık sadece hayal etmiyor, aynı zamanda inşa etmeyi öğreniyordu. Ve o uzay gemisi, aslında bize sadece bir oyunu değil, önemli bir gerçeği hatırlatıyordu.
Her çocuk dünyaya kendine özgü bir yapıyla gelir. Düşünme biçimi, algısı, öğrenme yolu farklıdır. Tıpkı hayata verdiği tepkilerin farklı olması gibi.
Bu farklılık bir eksiklik değil; onun doğuştan getirdiği tasarımın bir parçasıdır.
Bazen farklılıkları fark etmeden, kendi doğrularımıza göre yön vermeye çalışırız. Anlamadığımız davranışı düzeltmek ister, ihtiyaçları fark etmeyiz.
Bir çocuğa doğru davranabilmenin önceliği, onun kim olduğunu anlamaktır. Aynı zaman da nasıl bir yapıyla var olduğunu anlayabilmektir.
Çünkü farklılığı bilmeden, doğru yaklaşımı göstermek mümkün değildir.
İnsan, kendi doğasına uygun anlaşıldığında gelişir. Anlaşılmadığında ise ya direnir ya da geri çekilir. Bu yüzden mesele çocuğu değiştirmek değildir. Mesele tüm bunları fark edebilmektir. Onun nasıl düşündüğünü, neye ihtiyaç duyduğunu, nasıl öğrendiğini görebilmektir.
Nasıl ki bir uzay gemisi kendi tasarımına uygun inşa edilmesi gibi. Bir çocuk da kendi yapısına uygun anlaşıldığında ilerler, güçlenir ve kendisi olur.
Dolayısıyla çocuklarımızın farklı olduğunu kabul etmek, onları sınırsız bırakmak değildir. Onlara doğru yerden eşlik edebilmektir. Anlaşılan ve kabul edilen çocuk, kendi yolunu daha sağlam adımlarla ilerler. Belki de ebeveynliğin özü şudur:
Çocuğu kendi kalıplarımıza benzetmek değil, onun zaten sahip olduğu özellikleri görebilmek ve ihtiyacı olan yerlerde ona yol göstermektir.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (19)
Demet K. dedi ki
19 Mart 2026Sadece çocuklar için değil, insan her yaşta anlaşıldığından emin olduğu yerde huzurlu olur, rahat davranır, samimi hareket eder...
Nezihe C. dedi ki
27 Mart 2026👍Çok doğru 🤗
Kübra K. dedi ki
23 Mart 2026İnsan ancak anladığını yönetebilir, yön verebilir. Çocuklarda tıp kı yetişkinler gibi, her birinin apayrı özellikleri vardır. Kendimizden çıkıp onları tanımaya başladığımızda gerçek ebeveynliğin tohumunu atıyoruz.
Nazlı K. dedi ki
25 Mart 2026çocuğumuza doğru yaklaşabilmek için onun doğuştan getirdiği tasarımı gerçekten iyi anlamak gerekir. Anlamayınca süreci de yönetemiyoruz. Kaos başlıyor.
Ayla T dedi ki
27 Mart 2026aynı çocuğa farklı iki yaklaşım.... aynı olaya... aynı konuya... mesele o'nun gözüyle yaklaşmak, oradan bakabilmek :) elinize sağlık
ŞEYMA ALBAYRAK dedi ki
1 Nisan 2026Çok güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık
Bir insan çocuğunun ihtiyacı olan yolları nasıl belirler?berilkirgiz dedi ki
9 Nisan 2026Aile hayatı ve çocuk gelişimi üzerine düşünmek isteyenler için çok değerli bir içerik. Her ikisine de ihtiyaç var.
Ceyda B dedi ki
12 Nisan 2026İnsan farklılıklara gıcık olmayı bırakıp o farklılıkları yönetebildiğinde ilişkileri toparlanmaya başlıyor.
Fatoş dedi ki
12 Nisan 2026Bu yüzden indan tüm çocuklarına aynı şekilde davranmamalı. Bir miktar oturup onları gözlemlemek Onlara olan davranışlarımızı daha isabetli hale getirir.
Fatoş dedi ki
12 Nisan 2026Bu yüzden insan tüm çocuklarına aynı şekilde davranmamalı. Bir miktar oturup onları gözlemlemek Onlara olan davranışlarımızı daha isabetli hale getirir.
İpek K dedi ki
12 Nisan 2026Her insanın doğuştan getirdiği bir tasarımı var. Bu tasarımdaki farklılıkları güzellikleri görmek yönlendirmek gerçekten çok şey kazandırıyor.
Melek dedi ki
12 Nisan 2026"İnsan, kendi doğasına uygun anlaşıldığında gelişir." Gerçekten ilk önce anlamak gerekiyor. İnsan bir şeyi ne olduğunu anlamadan nasıl onunla ilgili bir fikri olamıyor, onu yönetip, yonlendiremiyor, insanı tanımak ve yetiştirmek de durum böyle. Ağzınıza sağlık
Ayfer dedi ki
12 Nisan 2026İnsan etrafındakileri gerçekten tanıdığında, davranışlarının sebeplerini bilip ona göre davrandığında yön verebilir.
Kader G dedi ki
13 Nisan 2026İnsan çocuk yetiştirirken onun hayatı algılamasına göre yetiştirdiğinde bir çocuğun hayatı anlam kazanır.
Çünkü her insan algılamasına göre bir davranış sergiler. Mesela farklılıkları nasıl yönetebildiğimizIlgın dedi ki
13 Nisan 2026İnsana doğru yerden eşlik edebilmek, bu açıdan düşünmemiştim, elinize sağlık
Füsun B. dedi ki
13 Nisan 2026Oysa biz sadece anne baba olmaya çalışıyoruz bazen, çocuk olayda küsürat:) Gerçek ebeveynlik daha çok çocugu taniyip onun özelliklerine uyumlu davranmaktır.
Lütfiye K. dedi ki
13 Nisan 2026Sınırların belirlenmesi öğrenme kalitesinide etkiliyormuş 🥰
Şule B dedi ki
1 Mayıs 2026İnsan çocuğunu gözlemleyip tanımlayabildiğinde asıl ihtiyacı olan şekilde yaklaşabiliyor.
S.S dedi ki
1 Mayıs 2026Karşımızdaki insanın neye ihtiyacı olduğunu bilmek sağlıklı bir ilişkinin giriş kapısı gibidir.Yüreğinize sağlık 💐
