OKULLAR AÇILIYOR

OKULLAR AÇILIYOR

OKULLAR AÇILIYOR

2 dk okuma

“Evet, yeni bir dönemin başlangıcına geldik. Yarın okullar açılıyor.” dedi haber sunucusu.

Her okullu çocuğun evinde olduğu gibi, Necla’ların evinde de yeni dönem hazırlıkları başlamıştı. Necla’nın biri 6 diğeri 12 yaşında iki çocuğu vardı.

6 yaşındaki Esma için bu süreç oldukça heyecanlıydı. İlk defa okula başlayacaktı. Yeni okul forması, yeni çanta, silgi, defter, kalem. Anaokulunda daha çok oyun oynuyorlardı. Şimdi ise ilkokul öğrencisi olacaktı. Bu daha fazla sorumluluk demekti ama Esma henüz bunun farkında değildi. Hem heyecanlıydı hem de biraz korkuyordu. Ali içinse durum farklıydı. Eğlence ile geçen koca bir yaz tatili geçirmişti. Bunun ardından okula dönmek bir hayli zor geliyordu. Sabah erkenden uyanmak, ders çalışmak istemiyordu. Esma gülüyor, meraklı bakışlarla sorular soruyordu. Ali ise gitmemek için türlü bahanelerle direniyordu. “İlk hafta gitmesem olmaz mı?” diye mırıldanıyordu.

Aynı evde aynı koşullarda büyüyen iki çocuk… Yaklaşan aynı değişime birbirinden farklı tepkiler veriyordu. Okulların açılması çocuklar için farklı duygular oluşturabilir. Bazı çocuklar yeni bir sınıfa, çevreye ve arkadaşlıklara heyecanla yaklaşırken, bazıları alıştıkları düzenin değişmesinden dolayı kaygı ve stres yaşayabilir.

Ebeveynlerin çocukların bu farklı tepkilerini kendi bakış açılarına göre değerlendirmek yerine çocuğun yaşadığı duyguyu anlamaya çalışması önemlidir. Bir çocuk için yeni bir sınıf “yeni arkadaşlar” anlamına gelirken, başka bir çocuk için “alıştığım insanları kaybetmek” anlamına gelebilir. Çocuğun yaşadığı bu süreci daha sağlıklı karşılayabilmek için öncelikle onu tanımak gerekir. Çocuğunu tanıyan ebeveyn onun hangi durumlarda cesaretlendirilmeye, hangi durumlarda ise yavaşlamaya, zamana ve desteğe ihtiyaç duyduğunu bilir. Her çocuk değişime aynı şekilde tepki vermediği gibi aynı desteğe de ihtiyaç duymaz.

İyi ebeveynlik her çocuğa aynı şekilde davranmak değildir. Her çocuğun kendine has özelliklerini tanıyarak ona uygun yaklaşabilmektir. Çünkü yaşanan her durumun daha kolay atlatılmasını sağlayan şey öncelikle kişiyi tanımaktır. Tıpkı kumaşını iyi bilen bir terzinin nerede esnetmesi ve nerede desteklemesi gerektiğini bilmesi gibi. Çocuğunu tanıyan ebeveyn de onun ihtiyaçlarını daha doğru anlayabilir. Her çocuk aynı dersten keyif almadığı gibi aynı derste başarılı olamayabilir. Hayattaki beğenilerimiz nasıl farklıysa derslere karşı olan ilgimizde aynı şekilde. Herkes aynı renk kazağı güzel bulmadığı gibi aynı yemeği yemekten keyif almayabilir. Bunlar insanların hayatı nasıl algıladığı ile ilgilidir. Her çocuk hayatında farklı ilgi alanlarına sahiptir. Bu da onların davranışlarına yansır.

Çocuklar okul hayatı boyunca yaşlarına ve gelişim dönemlerine göre farklı zorluklardan geçer. Okumayı yeni öğrenen bir çocuktan sınavlarla ve akademik sorunlarla mücadele eden bir gence kadar her dönemin kendine özgü ihtiyaçları vardır. Bu sürecin daha anlaşılır ve yönetilebilir olması ise çocuğu tanımakla başlar. Çünkü bir ilişkiyi yönetebilmenin yolu önce insanı tanımaktan geçer.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.