İYİ BİR BEN

İYİ BİR BEN

İYİ BİR BEN

4 dk okuma

Keyifli bir ilkbahar akşamıydı. Aslı da en az akşam kadar keyifliydi. Kafenin kapısından girerken adeta saçlarından ışık saçıyordu. Neşesi tüm yürüyüşüne ve yüzüne yansımıştı.

Aynı keyif onu 45 dakikadır bekleyen Merve’de yoktu. Her defasında ‘’Sözleştiğimiz vakitten daha geç geleceğim ve bu kızı bu kadar beklemeyeceğim’' diyordu kendine ama elinde değildi. O bir kural ve düzen insanıydı. Sekiz dediyse sekizde giderdi buluşmaya. Bir söz verdiyse muhakkak yerine getirmeliydi. Aklında hep bir yapılacaklar listesi vardı ve bunları sırasıyla uygulayarak hayatını yaşamaya özen gösterirdi. Planlı ve düzenli iş yapması, sıkı denetimi sayesinde işinde yükselmişti.

Aslı öyle miydi? Tabi ki değildi. Her defasında geç kalmasını haklı çıkaracak bir bahanesi olurdu. Onun için hayat o andan ibaretti. Hayatı planlamaktan çok yaşamayı seçerdi. “Anı yaşa” sözü Aslı için söylenmiş olabilirdi. Çok düzen ve kuralı sevmezdi, sıkıcı bile bulurdu. O an canı ne yapmak isterse ya da arkadaşları ile ne karar alırlarsa onu yapmaktan hoşlanırdı ama iş yerinde bir şekilde sevilirdi, iş bitiriciydi çünkü. Ne yapar ne eder o satışı yapar, müşterileri ve iş arkadaşları ile arasını iyi tutardı. 

Bu kadar farklılığa rağmen Merve’yle çok alışmışlardı birbirlerine. Kardeş gibi büyümüşlerdi ve birbirlerini seviyorlardı.

-   Tamam hadi söyle. Bu defa geç kalmanı haklı çıkaracak bahaneni duyabilir miyim?

dedi, Merve biraz gergin bir ses tonuyla. Aslı ise tüm neşesiyle, elindeki yüzüğü göstererek;

-    Bil bakalım kim evlilik teklifi aldı?

Aslı ile Emre bir süredir görüşüyorlardı ve Aslı Emre’den çok hoşlanıyordu. Emre uzun boylu ve yakışıklı biriydi. Konuştuğunda, yürüdüğünde etrafındakileri kendine baktırırdı. Zengin bir ailenin tek çocuğuydu. Babası artık yaşlanmış ve şirketin sorumluluğunu Emre'ye devretmişti. Emre'nin neredeyse tüm vakti şirkette geçiyordu. Şirketi hep daha büyütme hayalleri vardı. Yeni projeler, yeni ihaleler bitmek bilmiyordu. Emre'nin ailesi artık evlenmesini istiyordu. Bir süredir Aslı ile olan ilişkilerini biliyorlardı. Emre hep işine odaklı biriydi ve bunun şuan doğru bir zaman olup olmadığını düşünememişti bile. Ailesini mutlu etmek istediğinden evlilik fikrine sıcak bakmıştı.

-     Lütfen Aslı sakın Emre deme bana!

-     Tabii ki Emre. Bu yaza düğün var hazırlan!

-     Benim hazırlanmam kolay Aslıcığım. Emre hazır olacak mı bu evliliğe ben onu merak ediyorum.

-     Off Merveee…Lütfen yine keyfime limon sıkma. Boylu, poslu yakışıklı çocuk, zengin de daha ne olsun?

-     Sorun Emre'nin henüz evliliğe hazır olmamasında Aslı’cım. Evet çalışkan ve başarılı biri ancak şuan ikiniz için de doğru zaman değil. Uzun zamandır istediğin işine yeni atandın. Şimdi yapacağın bu evliliğin yeni işine de olumsuz etkisi olacağını düşünüyorum. Bence hemen karar verme.

Emre çok yoğun olduğundan Aslı ile geçirdikleri zamanlar sınırlıydı. Aslı da Emre'nin boş olduğu zamanları değerlendirebilmek için kendi planlarını çoğu zaman değiştiriyordu. Arkadaşlarıyla yapacağı buluşmayı ertelediği zamanlar oluyordu. Gitmek istediği bir yere gitmediği, hatta bazen işlerini sonraki güne bıraktığı oluyordu.

Merve bunu birkaç kez fark etmişti.

-     Bu hafta sonu yine Emre'nin programına göre mi hareket edeceksin?

-     Evet. Cumartesi boşmuş. Birlikte vakit geçireceğiz.

-     Ama sen Cumartesi arkadaşlarınla sözleşmiştin.

-     Onlarla başka zaman görüşürüm.

-     Geçen hafta da böyle söyledin.

-     Merve, sevdiğim insanla vakit geçirmek istiyorum. Bunda ne var?

-   Hiçbir şey yok. Ama sen farkında olmadan sürekli program değiştiriyorsun. O an canın ne istiyorsa onu yapıyorsun.

Aslı kaşlarını kaldırdı.

-     Ne yapmam gerekiyor, Sürekli plan mı yapayım yani?

Aslı bir an sustu. Bir süre devam eden sessizliği Merve bozdu.

-    Sen onunla birlikteyken çok keyif alıyorsun,  bunun farkındayım. Bunu değiştirmeye çalışmıyorum. Hatta seni böyle mutlu görmek beni de mutlu ediyor.

Aslı’nın yüzündeki ifade yumuşamıştı.

Merve devam etti:

-  Ama bazen bir şeyden keyif almakla, kendini tamamen o anın akışına bırakmak arasında bir düşünce olmalı. Bazı sorular sorabiliyor olman gerekli kendine.

Şimdi bu doğru zaman mı?

Bu keyif aldığım şeyin bana ve etrafımdakilere faydası var mı?

Bunu yapmak için hangi sebeplerim var?

Ben sadece anı yaşayayım derken elindeki daha iyi imkanları kaçırmandan korkuyorum.

Aslı Merve'nin sorularını düşünmeye başlamıştı. Merve de Aslı'nın hissettiklerini.

Merve için her şey bir plan içerisinde olmalıydı. Her işini kontrolü altına almaya çalışması süreçten alacağı keyfi kaçırıyordu. Yapacaklarının listesini tamamlamaya çalışırken, bazen o anın güzelliklerini fark etmiyordu. Plansız gelişen bir buluşmayı ya da son dakika yapılan bir teklifi sırf programına uymadığı için geri çevirebiliyordu.

Belki de Aslı’nın ona anlatmaya çalıştığı buydu. Hayatın her anını kontrol etmek mümkün değildi. Bazen planların veya sorumlulukların arasına keyifli anlarda koymak gerekiyordu.

Peki o zaman kim haklıydı?

İnsanlar hayatlarında sık sık seçim yapmak zorunda kalır.
Çoğunlukla iki farklı durumdan birini seçerler. Kimileri düzenli, kurallı ve tedbirli bir hayatı ya da seçeneği seçiyordu. Kimileri de daha hareketli, eğlenceli, biraz da riskli bir seçeneği seçiyordu. İkisi de tam doğru, tam yanlış da değildi. Bir arada olduğunda insan için iyi bir seçim oluyordu.

Hayatta konforlu bir şekilde yaşamayı herkes ister. Aynı zamanda güzel anılar biriktirmeyi de. İkisinin bir arada olabilmesi için düzen gereklidir.
İnsan, neyi ne zaman yapacağını önceden bilmelidir. Bunu yaparken ise, anlık gelişen programlara uyum sağlayabilmesi. İnsan, hayatını ve ilişkilerini faydalı hâle getirmelidir. Kurduğu düzeni nasıl keyiflendireceğini de düşünmelidir. İnsan hem düzenli programlı hem keyifli ve güzel bir hayat yaşayabilir aslında. Hepimiz iyi bir hayatımız olsun isteriz ve insan faydalı şeyleri güzel yapınca iyiye varır. İyi bir hayatı, iyi bir işi, iyi bir eşi olur.  Tabii ki sonunda iyi bir kendisi olur.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (2)

  • RD dedi ki

    2 Ekim 2026

    Bir şey yaparken durup kendimize doğru zamanı, faydasını ve sebeplerini düşünmek hayatımızda ki bir çok şeyi daha iyi yapar.
    Bu detay soruları hatırlattığınız için teşekkürler.
    Kaleminize sağlık

  • Ayşe B. dedi ki

    2 Ekim 2026

    Düzen olmazsa yaprak gibi rüzgar nerden eserse oraya doğru savrulur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.