AYNI GİBİ GÖRÜNÜRKEN

Odasına giren güneşin parıltısıyla gözlerini açmıştı. İçeriden gelen seslere aldırış etmeden pencereye yöneldi. Camı açıp mis gibi havayı içine çekti. Derken çocuklardan biri paçasına yapışmıştı bile. İçinden, “Bakalım bugün nasıl bir akşam olacak?” diye geçirdi.

Elif’in ikiz çocukları vardı. İkiz olmalarına rağmen benzer olan tek şey görüntüleriydi. Kendisi bile bu farklılıkları zaman zaman anlamakta zorlanıyordu.

Biri dur durak bilmez, hep hareket hâlindeydi. Diğeri ise ona nispeten bir o kadar yavaştı.
Biri eve girmek istemezken, diğeri dışarıyı pek aramazdı.
Biri daha gözünü açar açmaz bıcır bıcır konuşur, diğeri sessiz ve sakindi.

Sevdikleri oyunlar, gitmek istedikleri yerler… Her şeyde birbirlerinden farklı davranış ve istekleri vardı. Aynı planla biri çok mutlu olurken, diğeri bundan hoşlanmayabiliyordu.

Onlar büyüdükçe bu farklılıklar aralarında sorunlara da yol açmaya başladı. Bir gün ikizlerden biri, evde kahve makinesi olmasına rağmen gördüğü başka bir makineyi beğenip almak istedi. Diğeri ise bunun ihtiyaç olmadığını söyleyerek gereksiz buldu. Elif, böyle anlarda çoğu zaman zor durumda kalıyordu. Biri beğendiği şeyleri almak isterken, diğeri ihtiyaç dışı hiçbir şeyin alınmaması gerektiğini savunuyordu.

“Keşke birbirlerine daha uyumlu olsalardı,” diye iç geçirdi. Ama hayat da böyle değil miydi? Aynı evde büyüyen beş kardeş bile birbirinden bambaşka olurdu. Birinin sevdiğini diğeri sevmez; mutlaka bir muhalefet çıkar, bazen de bu sayı artardı. Böyle olunca bir arada olmak sanki daha zorlaşıyor gibi gelirdi. Peki, bu her zaman böyle miydi?

Çok değil, daha 20–30 yıl öncesine kadar çocuklar aynı odada büyür, aynı sobanın başında ısınırdı. Anneler banyoları bile birlikte yaptırırdı. O zamanlar evlerde bugünkü ısınma sistemleri yoktu; soba yakıldı mı, herkes sırayla yıkanırdı. Büyüklerimiz hâlâ o günleri “Ne güzel zamanlardı,” diye anlatır.

Peki, bu güzelliklerin sebebi neydi?
Güzellikler mi azaldı, yoksa biz mi etrafımızdaki güzellikleri görmez olduk?

Doğaya baktığımızda her çiçeğin, her ağacın, her hayvanın farklı bir güzelliği vardır. Menekşe suyu çok severken lavanta sevmez; lavantayı fazla sularsan ölür. Çita çok hızlı koşar, kaplumbağa ise yavaş ilerler. Yine de hepsinin kendine özgü bir albenisi vardır.

İnsan söz konusu olduğunda ise bu çeşitlilik bazen bizi rahatsız eder. Oysa:

  • Kimisi hızlı hareket eder, kimisi yavaş…
  • Kimisi daha garantici, kimisi daha rahat…
  • Kimisi daha muhalif, kimisi daha uyumlu…

Tüm bu farklılıklar aslında hayatın içinde büyük bir zenginliktir. Çeşit çeşit özellikte milyarlarca insan… Her biri ayrı bir renk, ayrı bir ahenk. Bu farklılıkları kabul edip uyum sağladığımızda insanın içi şifa bulur; işte o zaman güzellikleri gerçekten görmeye başlarız.

Loading spinner

16 Responses

  1. Zıtlıkların uyumunu görebilmek mesele… Farklılıkları problem zannettik yıllarca. Halbuki çözümün ta kendisiymiş.

  2. İnsan neyin neyden kaynaklandığını bilmediğinde çok zor ve anlamsız gelen bu farklılıklar bilip anlamaya başlanıldığında ise çok geliştirici olup yaşamı daha anlamlı, kaliteli, eğlenceli bir hale dönüştürüyor🌸

  3. Meyvelerin çeşitli renkleri, tatları, şekilleri olması ne kadar güzel geliyor. Sadece meyveler mi çiçeklerin her birinin renkleri, kokuları, şekilleri farklı olunca ne kadar güzeller diyoruz da bizden farklı birine niye gıcık oluyoruz? Oysa insanın kendisine benzemeyene saklanmış şifası da.. Emeklerinize sağlık farklılıklar ne güzel bir farkındalık oluşturmuş.

  4. İnsan farklılıkları kabul ettiğinde o eskiler nasıl şimdi güzelse, ilerdede bugün öyle güzel olur.

  5. Kaleminize sağlık 🌹
    İnsan farklılıkları kabul ettiğinde , bu farklılıkların detayını bilmeye başladığında ilişkilerinde de mutlu ve başarılı olur.

  6. Düşünüyorum da, sadece tek çeşit meyve olsaydı hayatta yada tek renk, koku, cicek… Ne kadar da sıkıcı olurdu..
    Oysa hayat farklılıklar, çesitliliklerle zengin ve bizi daha iyi yapıyor. Ve birbirimizi farklılıklarımızla zenginlestirme imkanımızın olması …
    Farkındalığımızı arttıran bu anlamlı yazı icin teşekkürler :))

  7. Her varlık kendine has bir özellikle dünya ya gelir. Herkes kendine has ve kendine özel.

  8. Farklılıkları görmezden gelip herkese aynı şeyi vermeye çalışan bir sistem yapıldı ve doğru ihtiyaçlar giderilemedi.. yani aslında güzellikler azalmadı biz güzellikleri göremez olduk. Çok şükür farklılıkları fark etmenin kıymetini anlatanlarla karşılaştırana🌸

  9. Her insan ayrı bir renk gerçekten ve fark edip yönetebilmeye başlamak çok büyük bir konfor 🤗

  10. Nasıl doğadaki çeşitlilik insanı mutlu ediyorsa, insanların farklı özelliklerinin sebebini anlamak da hem kendisini hem çevresini daha mutlu ediyor.

    Emeğine sağlık ☺️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir